|
Milli
mücadele kahramanımız Yarbay Topal Osman Ağanın
anıt mezarına yapılan saldırı ve devletin
eski bir valisi tarafından da savunulması yanlışı,
yine devletin bu konuda ki yetkili başka bir
kurulu tarafından düzeltildi.
Giresun
Valisi Mustafa Kara tarafından Atatürk Dil ve
Tarih Yüksek Kurumuna yazılan yazının cevabı
geldi. Osman Ağa konusunda yıllardır yapılan
tartışma ve polemiklere adeta nokta konuldu.
Kurum Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu imzası
ile Giresun valiliğine gönderilen yazıda, “Bölgede
Yunanistan’ın ve diğer bazı batılı güçlerin
desteğinde binlerce insanı katleden çetelere
karşı verdiği mücadele ve bu konuda ki teşkilatlanma
övgüye değer bir hareket olarak değerlendiriliyor”
ibarelerine
yer verilmesi, Avrupa Birliği (AB) uyumu adı altında
Pontusçuluk ve misyonerlik faaliyetlerinin tırmandırılmaya
çalışıldığı günümüzde Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin tavrını net olarak ortaya
koyuyor.
Osman
Ağa konusunda Atatürk’ün sağlığından bu
yana ilk defa devletin yetkili bir kurumu ciddi
manada görüş belirtirken, yapılan açıklamalar
Ali Şükrü hadisesi ile Osman Ağa üzerine örtülen
örtüyü kaldırdı ve sis bulutlarını da dağıttı.
VALİ
KARA, “KİTABE ESKİ HALİYLE YAZILACAK”
Osman
Ağanın anıt mezarına yapılan saldırıyı
ortaya çıkaran ve bu konuda gündemi yaratan
www.giresungazete.net’e Atatürk
Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından gelen
cevabi yazıdan sonra özel açıklamada bulunan
Giresun Valisi Mustafa Kara, “Osmanlıca
kitabe aynen eski haliyle yazılacaktır, Türkçe
kitabede Osmanlıca kitabenin Türkçesi olarak
aynen yazılacaktır” dedi.
Gelişen
süreci gazetemize değinen Vali Mustafa Kara,
“Biz Başbakanlık Atatürk Dil ve Tarih Yüksek
Kurumu Başkanlığına müracaat ettik. Giresun
Kalesinde bulunan Osman Ağa anıt mezar
kitabesinin nasıl yazılması gerektiği
konusunda Türk Tarih Kurumu Başkanlığı bize
20 Mart 2003 tarihli yazı ile bu kitabenin nasıl
yazılacağı konusunda kesin ifadelerinin örneklerini
göndermiştir. Buna göre, Osmanlıca kitabe
aynen eski haliyle yazılacaktır, Türkçe
kitabede Osmanlıca kitabenin Türkçe’si olarak
aynen yazılacaktır. Dolayısıyla Osman Ağa anıt
mezarında ki kitabe eski haline dönmüş olacaktır.
Yalnız Osmanlıca metninde ki kısım aynen yazılıyor,
Türkçe kısım ise Osmanlıcanın Türkçe’si
şeklinde yazılacak. Eski halinde Türkçe’ye
bazı eklemeler yapılmış, o bölümler çıkarılacak...
Osmanlıca metnin aynısına itibar edilecektir. Türk
Tarih Kurumu tarafından yazılacak örnekler
tarafımıza gönderilmiştir” şeklinde konuştu.
Vali
Kara, gönderilen şeklin aynına sadık kalmak üzere
kitabenin en kısa sürede yazılacağını
bildirdi.
TÜRK
TARİH KURUMUNDAN AĞA’YA ÖVGÜ
Türk
Tarih Kurumu adına Başkan Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu
tarafından Giresun Valiliğine yazılan cevabi
yazıda milli mücadele kahramanımız Yarbay
(Topal) Osman Ağa hakkında, “Yunanistan’ın
ve diğer bazı batılı güçlerin desteğinde
binlerce insanı katleden çetelere karşı verdiği
mücadele ve bu konuda ki teşkilatlanma övgüye
değer bir hareket olarak değerlendiriliyor” cümleleri
tarihi bir gerçeğin ortaya konması açısından
dikkat çekerken, Avrupa Birliği (AB) uyumu adı
altında Pontusçuluk ve misyonerlik
faaliyetlerinin tırmandırılmaya çalışıldığı
günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tavrını
net olarak ortaya koymuş oldu.
PUSLU
TARİHİ, TARİH KURUMU YAZDI
Giresun
Valisi Mustafa Kara,
Yayın Kurulu Başkanımız Candemir Sarı
ile yaptığı görüşmede “Devletin sistemi içerisinde
bazı şeyleri yapmak insanların insiyatifi içerisinde
değildir” diyerek, “Biz konunun uzmanı ve
tarihçi değiliz. Devlet ciddiyeti içerisinde
konuyu Türk Tarih Kurumuna yazdık... O ne
diyorsa onu yapacağız. Ben tarihçi değilim. Öğretim
üyesi değilim, Türk Tarih Kurumunun Başkanı
değilim. Bu tür komisyonlarda görev yapmadım.
Dolayısıyla bir yazı yazılırken, nasıl yazılacağı
konusunda yetkili kurulların karar vermesi lazım.
Bu Osman Ağa ile ilgili konularda da böyle. Bir
şey yapılacaksa buna yetkili kurulların karar
vermesi lazım. Mahallinde ki insanlar yanlışta
yapabilir. Siz bana bu yazıyı yeniden yazın
deseniz, aynı ifadelerle yazamam belki yanlış
anlamalara meydan veririm. Giresun’da da bu
konuda devletin yetkili kıldığı bir kişi veya
kurul yoktur. Bir kere bu tür şeylerde sabırlı
olmak lazım. Doğruyu yapmak lazım. Ondan sonra
devletin gerektirdiği prosedüre de uymak lazım.
Ben bu yazıyı yazdırırken herkes dediği
‘efendim bu yazıyı yazdırıyorsunuz ama, buna
bir sene de cevap bile gelmez’ bakın 10 günde
cevap geldi. Niye gelmesin. İşte geldi” şeklinde
konuştu.
KARA, “YÖNTEMLER
FARKLI”
Bir
sorumuz üzerine Giresun Valisi Mustafa Kara, anıt
mezardaki kitabe üzerinde yapılan tahrifatın
devlet kademesinde ki yöntem farklılığının
tartışmasına girmesinin doğru olmayacağını
ifade ederek, şunlara yer verdi, “Eskiden şu
yapılmış bu yapılmış, doğru yanlış öyle
bir eleştiri yapmak doğru değildir. Herkesin
kendine göre bir yöntemi var. O konu mülkiye müfettişlerince
araştırılmış incelenmiş dolayısıyla sonuçlandırılmış
bir konudur. Benim eskiden şöyle yapılmış böyle
yapılmış tenkit etmek yerine, öyle bir şey
yapmaya hakkımda yok. Ben yaptığım şeyleri söylüyorum.
Başka bir şey söylemem doğru olmaz.”
(25
Mart 2003-www.giresungazete.net)
|