|
Osman
Ağa anıtı hadisesinin, ülkemizde ve özellikle
Karadeniz bölgesinde son yıllarda kurulması amaçlanan
“Rum Pontus Devleti” ile ilgili faaliyetlerin
had safhaya ulaştığı günlerde eşzamanlı
ortaya çıkması, planlı bir çalışmanın ürününün
olup olmadığı konusunu gündeme getirdi.
UTKK’NIN
EMRİ İLE ÖNER’İN İNİSİYATİFİ ÇELİŞİYOR
Dün
gazetemizde yayınlanan eski Vali Ali Haydar Öner’in
Mülkiye müfettişlerine verdiği savunma geniş
kesimce çok yönlü olarak değerlendirmeye alınmaya
başladı. Vali Öner’in savunmadan çok yorum
yapması dikkatleri çekerken, Başbakanlık
Uygulama Takip ve Koordinasyon Kurulu (UTKK)’nun
verdiği “...olmamakla beraber, oluşabilecek
propagandalar gözönüne alınarak kitabedeki yazıların
değerlendirilerek gereğinin yapılması” kararında
işgüzarlık yaptığı savunuluyor.
TTK’NA
YAPILAN SORGU BAŞVURUSU AMACIN DIŞINA TAŞABİLİR
Tüm
bu gelişmeler üzerine, Giresun Valisi Mustafa
Kara Milli Mücadele Kahramanı Osman Ağa’nın
anıt mezarında ki tahribatın giderilmesi için
çalışmalara başlarken, Cumhuriyetimizin
kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün
sağlığında ve onun bilgisi dahilinde yaptırılan
anıt mezarın ve kitabenin içeriğinin yeniden
sorgulamaya ve tartışmaya açılması büyük
tartışmalara zemin hazırlayacağa benziyor.
OSMAN
AĞA AİLESİNİN DEĞİL GİRESUNLULARINDIR
Bir
süre önce gazetemiz yöneticilerinin ziyareti
esnasında açıklamada bulunan Giresun Valisi
Mustafa Kara, ailesinden çok tarihe ve millete
mal olan Osman Ağanın anıttaki kitabesi hakkında
“Bu
kitabe zamanında Osman Ağanın yakınları tarafından
yazılmış olabilir. Ancak o tarihte yapılan bu
işlem ne şekilde yapıldığını tam olarak
bilmemiz mümkün değildir” demişti.
KARA’DAN
ANIT MEZAR KİTABESİNE ÖZEL İLGİ
Kara,
gazetemiz yöneticileri ile görüşmesi sırasında
“Giresun
valiliğine başlama tarihinden 4-5 ay kadar önce
2002 yılı sonlarında yapılan bazı işlemler söz
konusu olmuş. Kale’de bulunan Osman Ağa Anıt
mezarında ki kitabede ki Türkçe bölümde iki cümlede
değişiklik yapılmış, Osmanlıca bölümde ise
tamamen silinmiştir.
Bu Türkçe bölümde ki değişikliğin
valilik tarafından yapıldığı ifade edilmiş,
Osmanlıca yazının kim tarafından silindiği
konusu da henüz tespit edilmiş bir bilgi mevcut
değildir” dedi.
MÜFETTİŞLER
HADDİNİ AŞMIŞ MI?
“Türkçe
bölümde ki değişiklikler ve bu Osmanlıca kısmının
silinmiş olması konusu şikayet konusu haline
getirilmiş. İçişleri Bakanlığına bu konuda
inceleme ve araştırma yapılmak üzere talepte
bulunulmuş (Giresunlular tarafından) bunun üzerine
İçişleri Bakanlığı tarafından 2 mülkiye müfettişi
görevlendirilmiştir. 2 mülkiye müfettişi
04.11.2002 tarihinde görevi almışlar 28.11.2002
tarihinde raporlarını düzenlemişler. Bu rapora
göre Osman Ağanın yakınları ile görüşülerek
kitabenin yeniden yazdırılmasının uygun olacağı
kanaatine varılmış” diyen Vali Mustafa Kara,
“Ben Giresun valiliği görevine başladıktan
sonra hem eski halini hem de şu an ki durumunu
tespit ettirdim. Mevcut durumda Türkçe bölümde
değişiklik yapıldığı, Osmanlıca’nın
tamamen silindiğini tespit ettirdim. Tutanaklara
bağladım. Ayrıca resimlerini dosyama koydum. Mülkiye
müfettişlerinin raporlarını da ekledim. Mülkiye
müfettişlerinin raporlarını incelediğimizde
bu raporun uygulama kabiliyetinin olmadığını gördüm”
şeklinde konuştu.
“MÜFETTİŞLER
AYNEN YAZILSIN” DİYOR, “KARA TTK’YA
SORUYOR”
Müfettişlerin,
Osman Ağanın yakınları ile görüşüp yeniden
Türkçe ve Osmanlıca bölümün yazılmasını
önermesinin görevlerinin dışına çıkma şeklinde
yorumlayan Vali Kara, “Mülkiye müfettişlerinin
kanaatini ben paylaşmıyorum. Bu kitabe zamanında
Osman Ağanın yakınları tarafından yazılmış
olabilir. Ancak tarihte yapılan bu işlem ne şekilde
yapıldığını tam olarak bilmemiz mümkün değildir.
Ama burada bir değişiklik yapılması yeni yazı
yazılması veya yazılmış olan yazıların değiştirilebilmesi
ne valiliğin inisiyatifinde ne de mülkiye müfettişlerinin
raporuna istinaden Giresun’da ki kurum ve kuruluşların
inisiyatifinde bir olay değildir. Onun için
konuya geldiğim günden bu yana hassasiyetle
yaklaşıyorum. Son olarak Başbakanlık Atatürk
Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığına
bir yazı yazdım ve bütün belge ve bilgileri bu
yazıya ekledim. Bu yazıda aynı zamanda olayın
kısa bir özetini de yaptık. –Ve Türk Tarih
Kurumu Başkanlığından gerekli inceleme ve araştırmanın
yapılarak, anıt mezardaki kitabelerde nasıl bir
yazının yazılması gerektiği ve yazılacak yazının
son şekliyle düzenlenerek valiliğimize gönderilmesi
hususunu rica ettik. Bu konuda vali olarak benim
bir kanaat ortaya koymam mümkün değildir. Şu cümle
şöyle olsun diye bir tespit yapamam. Bu uzmanlık
gerektiren bir konudur. Bu konunun uzmanları da Türk
Tarih Kurumunda mevcuttur. Orada yapılacak araştırma
ve inceleme sonucuna göre hareket edeceğiz”ifadelerine
yer verdi.
(13
Mart 2003-www.giresungazete.net)
|