|
Adı
ilk olarak Emniyet Müdürleri ile yaşadığı
didişmeler ile gündeme gelen daha sonra ise
gazetemizde yayınlanan Osman Ağa'nın anıt
mezarında yaşanan kitabe skandalı ile bir çok
basın yayın kuruluşunda ön plana çıkan eski
Giresun Valisi Ali Haydar Öner, tavır ve
icraatları nedeniyle ilim adamları tarafından
kimlik tahliline tabi tutuldu.
Altaş'ın
ilginç makalesi
Turkish
Newsletter Haber grubuna yazan ve aynı zamanda
YENİ HAYAT Dergisi'nin imtiyaz sahibi ve Genel
Yayın Yönetmeni de olan Hanefi Altaş, yazdığı
makalesine; "Türkiye Cumhuriyetinin
sokaktaki sıradan yurttaşlarının hangi etnik
kimliğe mensup bulundukları olağan durumlarda
beni ve benim gibi düşünenleri pek de
ilgilendirmez. Fakat, Devlet yönetiminde yer almış
kimselerin yaptıkları fahiş yanlışları(!?!)
veya kasıtlı olduğu izlenimi veren davranışları
söz konusu olduğunda, onların etnik kökenini
de, geçmişini de araştırmak bizim boynumuzun
borcudur; hem de Atatürk'ün hiç akıldan çıkarılmaması
gereken vasiyetini yerine getirmektir. Ne demişti
Atatürk?
"Bu
vesileyle muhterem muhterem milletime tavsiyem
odur ki, sinesinde yetiştirerek başının üstüne
kadar çıkaracağı adamların kanındaki ve
vicdanındaki cevher-i asliyi (asıl cevheri, asıl
özü, mayayı) çok iyi tahlil etmek dikkatinden
bir an vaz geçmesin!" (Nutuk, 2. Cilt)"
paragrafları ile başlarken bu konuda çeşitli
örneklemelerde bulundu.
"Ali
Haydar Kürt-Alevilerinin çok
yaygın
kullandığı bir isim"
Hanefi
Altaş, yazısının bir bölümünde Ali Haydar
Öner hakkında şunları ileri sürdü; "Şimdi
gelelim Vali Paşa hazretlerinin etnik kökeni
konusuna!
Vali
Paşa hazretlerinin adı özellikle Kürt-Alevi
yurttaşlarımız arasında çok yaygın kullanılan
bir addır. Kendisi Kayseri doğumludur.
Biyografisinde Kayseri'nin çeşitli ilçelerinde
okuduğundan söz edildiğine göre demek ki şehir
merkezinden değildir. Kayseri'nin bir iki ilçesinde
Kürt-Alevi yurttaşlarımız yaşamaktadırlar.
Burada şu noktayı da belirtmem gerekir ki,
Alevilik Türklere özgü bir inanış ve yaşayış
biçimidir. O sebeple Kürt-Alevisi diye bilinen
insanların da aslen Türk olup Osmanlının yanlış
uygulamaları sonucunda Kürtleştikleri hemen bütün
tarih otoritelerince kabul edilir."
"Koçgiri
değil Koçkırı"
Yarbay
Topal Osman Ağa'nın büyük bir başarı göstererek
bastırdığı Koçgiri ayaklanması ve Koçgiri aşiretinin
etnik kimliğine de değinen Altaş, Karl
Jaspers'in "Unutmak İhanettir!" sözüne
yer vererek tarihi gerçeklerle yaşanan olaylar
arasında bağ kurdu. Altaş makalesinin bu bölümünde;
Koçgiri ayaklanmasını yapan aşiret hakkında
da; "Koçgiri aşiretinin de-adı dahil, koçkırı-
Kürtleşmiş bir Türk aşireti olduğu, konuya
ilişkin pek çok kaynakta sık sık vurgulanır.
Hatta yine dergimizde yazılarını yayımladığımız
değerli araştırmacı İsmail Onarlı, Şeyh
Hasenanlı aşireti üzerine yaptığı ve kitap
olarak da basılan bir çalışmasında, Dersim
isyanının elebaşısı olan Seyit Rıza'nın da
adı geçen aşirete mensup olduğunu ve o aşiretin
de Türkmen/Oğuzların Bayat boyuna mensup
bulunduğunu tarihi kayıtlara ve kanıtlara
dayanarak göstermiştir" şeklinde yazdı.
(30
Ekim 2002-www.giresungazete.net)
|