|
Osman
Ağa konusunda Giresun basını ve mahalli
televizyonlar sus pus olurken Ulusal gazeteler
olaya büyük önem vermeye başladı. www.giresungazete.net
adresinde bulunan gazetemizin yayınından sonra
önce Hürriyet Gazetesi Tarih Yazarı Murat
Bardakçı Kitabe olayına yer verirken, bunu YENİÇAĞ,
MİLLİ GAZETE, YENİŞAFAK ve MİLLİYET
Gazeteleri izledi.
Son
olarak MİLLİYET Gazetesi Yazarı Taha Akyol köşesinde
Osman Ağa konusuna yer verirken, olayı kendi üslubuna
göre eleştirdi.
"Her
şeyi bilen büyüklerimiz "Pontusçuların
imhası" deyimini "milli güvenlik
siyaseti" açısından sakıncalı bulmuşlar!"
diyerek yazısına başlayan Akyol hadiseyi genel
olarak "Korkunç bir tarih kıyım!"
olarak değerlendirdi.
Taha
Akyol Milliyet Gazetesinde ki yazısını, "Kültür
bilincinden mahrum ve komplo teorilerine boğulmuş
bir güvenlik anlayışı milli kültürümüze
zarar veriyor!" tamamladı.
İlk
olarak konuyu gündeme getiren gazetemizin Yayın
Kurulu Başkanı Candemir Sarı makaleyi okuduktan
sonra Taha Akyol'a gönderdiği e posta ile teşekkür
ederken, tarihi bir yazı yazdı;
Candemir
Sarı'nın e postası şu şekilde;
“Beyefendi,
Öncelikle
Osman Ağa konusuna gösterdiğiniz hassasiyet ve
ilgiye teşekkür ediyorum.
12
Ekim 2002 tarihinde konuyu ilk gündeme getiren
Giresun Gazetesi biz olmuştuk.
Ondan
önce de İlköğretim 6. sınıflarda okutulan
bir kitapta Osman Ağa eşkiya olarak gösteriliyordu…
Tepkimizi dile getirdik. Giresun Valisi Ayhan
Nasuhbeyoğlu Milli Eğitim Bakanlığı'na yazı
yazarak hassasiyeti dile getirdi ve Talim Terbiye
Kurulundan geçen kitap'ın tekrar incelenmesini
istedi.
Bilahare,
kitap olayından sonra (bizde uyumuşuz maalesef)
kitabe olayını gazetemize taşıdık. Geç oldu
ama iyi de oldu. Size ek’te gönderdiğim word
dosyasını incelerseniz anlarsınız.
21
Ekim 2002 tarihinde başkanlığını Necati Özgen
Paşamızın yaptığı Mudafaa-i Hukuk Vakfı Başkan
Vekili emekli Vali Mahmut Yılbaş imzası ile İçişleri
Bakanı Muzaffer Ecemiş'e bir mektup gönderilerek
konunun mercek altına alınmasını istendi.
22
Ekim 2002 tarihinde İçişleri Bakanı ise bir müfettiş
görevlendirerek soruşturma başlattı.
Son
olarak (bugünkü gazetemizi Internet üzerinden
incelerseniz detaylı bilgi alırsınız- www.giresungazete.net)
aynı eski vali'nin döneminde "Kuva-i
Milliye ve Osman Ağa Müzesi" kapatılmıştır.
Onu haber yaptık.
İnanın
memleketimin o kadar sorunu ve meselesi varken
nelerle uğraşıyoruz bir bakın hele.
Gazetemizde; Üniversite, fındık, sahil yolu,
organize sanayi, geri kalmışlığımız, turizm,
eğitim gibi Giresun'a özgü meseleleri, masaya
yatırıp, mercek altına alıp, hangi tarafından
çözeriz diye uğraşmayı hedeflerken, inanın uğraşmamıza
bakın.
Hem
de eski Giresun Valisi Ali Haydar Öner ve eski
Belediye Başkanı Mehmet Işık'ın sorumlu olduğu
dönemlerde yapılanlara. Bunlardı maalesef bizim
idarecilerimiz. Her ikisi de 3 Kasım'da Giresun'u
temsilen milletvekili aday adayı olmak için görevlerinden
istifa eden insanlar. Biri listeye giremedi, diğeri
aynı partiden liste başı.
Çelişkiyi
görebiliyor musunuz.
İnanın
bazen ağlamaklı oluyorum...
Öyle
ki; yukarıda saydığım gibi onca meselemiz
varken, Osman Ağa gibi bir kahramanın maneviyatına,
anıtına saldırıları geri püskürtmek için
harcadığımız zamana acıyorum.
Hem
de Giresun’da idarecilerimizin inisiyatifleriyle
yapılanlar karşısında…
İnanın
çok ağrıma, gücüme gidiyor.
O
insan Karadeniz'i şimdi başımıza musallat
olmaya çalışan Pontus belasından temizlemişken...
Milli
mücadelede kurduğu 2 gönüllü alay ile vatanın
her toprağında savaşmışken...
Hatta
ve hatta Büyük Zafer'de Ulu Önderimiz Mustafa
Kemal Atatürk’ün, “Ben size savaşmayı değil
ölmeyi emrediyorum” sözüne karşın, koskoca
bir alay ile bir tek Giresun uşağı sağ
kalmamacasına kamilen Afyonkarahisar'da şehit
olmuşken... Osman Ağa'mız orada en yakınlarını,
silah arkadaşlarını, can dostlarını, sülün
gibi Giresun Uşaklarını Türkiye
Cumhuriyeti'nin bekaası için ölüme
yollarken...
O
büyük insan ki, şu an Ticaret Lisesi olarak
kullanılan, zamanında Pontus hükümet binası
yapılmak istenen ve Yunan Bayrağı asılan
binaya bir zaman sonra Atatürk’ün ilk muhafızlarını
oluşturan aba zıpkalı Giresun uşakları ile
baskın düzenleyip anlı şanlı bayrağımızı
tekrar göndere asarken...
Koçgiri
isyanında "vatan bölünmez bütündür"
diyerek işgali bastırırken, gösterdiği yararlılıkların
faydası bugün gün gibi aşikarken…
Maalesef
10 gündür gazetemizde başka önemli konuyu
haber yapamadım ne yazık ki...
Vakıa
saldırı devam ettikçe Osman Ağa yazıp o
meseleleri 3-5 gün, 1 hafta, gerekirse 1 ay
yazmamayı sürdüreceğim.
Tekrar,
saygılarımı sunar, duyarlılığınızdan dolayı
sizlere teşekkür ederim.”
(24
Ekim 2002-www.giresungazete.net)
|