|
Hürriyet
gazetesi'nin bugünkü nüshasında ünlü tarih
yazarı Murat Bardakçı bu haftaki yazısının
konusunu Topal Osman Ağa'nın sır
olan
ve adeta gece yarısı operasyonu ile yok edilen
80 yıllık tarihi kitabesine ayırdı. Gazetemiz,
Giresun Işık Online'nin www.giresungazete.net
Internet sitesinde gündeme getirerek ortaya çıkardığı
"tarihi skaldal" haberinin arkasında ki
sır perdesi açılmaya başlandı.
Öner,
"Türkçe kitabeyi ben değiştirttim"
demişti
Giresun
Valisi iken istifa edip CHP'den aday adayı olan
Ali Haydar Öner, Türkçe kitabe üzerinde ki
tahribatı kendisinin Milli güvenlik siyaseti
gereği yaptığını belirterek kabullenmiş eşzamanlı
ortadan kaybedilen Osmanlıca kitabe konusunda ise
bilgisinin olmadığını belirterek, "Milli
Güvenlik siyaseti doğrultusunda bir uyarı gelmiştir
bize" diyerek gereğini yerine getirdiklerini
ifade etmişti.
Yazar Murat Bardakçı yazısında, "Topal
Osman'ın Pontus çeteleriyle
mücadelesinin
anlatıldığı Osmanlıca mezar kitabesi bir gece
aniden kazındı, yine Pontus ile mücadelesinden
ve Yunan ordusunun denize dökülmesinden bahseden
Latin harfli bir diğer kitabe de değiştirildi.
Olayın
meydana geldiği sırada Giresun valisi olan Ali
Haydar Öner ise, Latin harfli kitabenin
‘‘milli güvenlik siyaseti doğrultusunda
gelen bir uyarıdan sonra düzeltildiğini’’
ama Osmanlıca kitabenin kazınmasından ise
haberdar olmadığını iddia etti. Şimdi,
‘‘Avrupalılaşma’’ uğruna yapmamız
gereken çok önemli bir işimiz var: Geçmişte işgale
karşı mücadele etmiş kim varsa, hepsinin
mezarlarını yıkmak" diyerek olaya değişik
bir bakış açısı ile yaklaştı.
Murat Bardakçı yazısında; <<‘AB
standardlarına uyum’’
hevesimiz, artık mezartaşlarımıza kadar uzandı.
‘‘Avrupa'ya ayıp olur’’ yahut ‘‘bize
karşı kullanılır’’ endişesiyle,
mezartaşlarımızı kazımaya başladık.>>
diyerek, şunlara yer verdi;
"Kitabe
'AB uyum'
yasalarına
kurban edildi"
"Bu işin ilk örneği olma şerefi İstiklal
Savaşı'na katılmış, işgale ve Pontus çetelerine
karşı mücadele etmiş olan çok ünlü bir isme
verildi: Topal Osman'a... Karadeniz bölgesinde,
özellikle de Giresun'da ‘‘milli
kahraman’’ kabul edilen Topal Osman'ın
Giresun Kalesi'ndeki anıt mezarında Pontus çeteleriyle
mücadelesinin anlatıldığı Osmanlıca mezar
kitabesi bir gece aniden kazındı, yine Pontus
ile mücadelesinden ve Yunan ordusunun denize dökülmesinden
bahseden Latin harfli bir diğer kitabe de değiştirilip
‘‘Avrupa standardlarına’’ getirildi.
Topal
Osman'ın
cenazesi, Mustafa Kemal'in talimatıyla
Giresun
Kalesi'ne nakledildiğini ve daha sonra buraya bir
anıt mezar
inşa edildiğini hatırlatan Bardakçı,
"Latin harfleriyle olanı da değiştirildi
ve içerisinde eski metinde geçen ‘‘Pontuslar'ın
imhası’’ ve ‘‘Yunanlılar'ın
Akdeniz'e atılması’’ gibi ifadelerin
yeralmadığı bir başka metin kondu"
diyerek Milli Güvenlik Siyaseti gereği değiştirdik
diyen eski Vali Ali Haydar Öner'i eleştirdi.
"Değerlendirmeyi Giresunlulara
bırakıyorum"
Bardakçı, yazısının bir bölümünde de,
"Giresun'da yaşanan bu garabeti nakletmekle
yetiniyor ve mezartaşının kazınması
hadisesinin perde arkasında nelerin olup bittiğini,
‘‘milli güvenlik siyaseti doğrultusunda
gelen uyarının’’ mahiyetini ve bu işgüzarlığın
kimden çıktığını ortaya çıkartma işini Osman
Ağa'nın hemşehrilerine bırakıyorum"
dedi.
"Bu
ayıp bize yakışmamaktadır"
"Ama iş ‘‘Avrupa'ya ayıp olmasın’’
yahut ‘‘filánca memleketi gücendirmeyelim’’
endişesiyle mezartaşlarımızı kazımaya
kadar uzandı ise, acilen yıkmamız gereken bazı
mezarların listesini vermeden edemeyeceğim..."
diyerek garabetin boyutlarını vurgulayan
Hurriyet Gazetesi Yazarı Bardakçı, "Haydi,
buldozerlerimizle beraber hep beraber mezar yıkmaya!
Bu mezarlarda yatanlar, Topal Osman Ağa'nın
mezartaşındaki ‘‘Pontuslar'ın imhası’’
ve ‘‘Yunanlılar'ın Akdeniz'e atılması’’
ifadelerinden gocunup bunların ‘‘tarihi
gerçeklere uymadığını’’ iddia edecek
hale gelmiş olan bizlere zaten yakışmamaktadırlar!"
şeklinde yazdı.
Suçlu
ayağa kalk!
Bu arada, Türkçe kitabenin değişitirilerek
Pontus ve Yunan kelimelerinin kaldırılması
konusunda sorumluluğu, eski vali Ali Haydar Öner
üzerine alarak kabul etmişti. Basın toplantısında
yönelttiğimiz "Osmanlıca kitabe"nin
akıbeti konusunda bilgisi olmadığını söylemişti.
Şimdi bu noktada gözler eşzamanlı yapılan
Osmanlıca kitabenin yok edilmesi olayının arkasında
kimlerin bulunduğu... Osmanlıcayı değiştiren
yetkisiz yetkililerin kim olduğu!.. Tarihçiler
ve Giresun kamuoyu bunu gerçekleştirenleri merak
ederken, sorumlularının neden sessiz kalmayı yeğlediği
merak ediliyor.
(20
Ekim 2002-www.giresungazete.net)
|